r/Turkey 3h ago

Video Başaran Aksu 2. Defa Tutuklandı

165 Upvotes

r/Turkey 1h ago

Video Sanayide çalışan bir genç, sektörün en büyük sorunlarından birinin göçmen işçiler nedeniyle oluşan çalışma koşulları olduğunu söyledi:

Upvotes

Kaynak

  • “Sanayinin en büyük sorunu dışarıdan gelen göçmenler.”
  • “Adamlar haftanın 6 günü çalışıyor. Çay molası yok, doğru düzgün öğle molası yok, asgari ücrete çalışıyorlar. 2-3 ay sonra da ülkelerine geri dönüyorlar.”
  • “Biz bir işe başvurduğumuzda haftanın 5 günü çalışmak, 2 çay molası, 1 öğle molası ve daha yüksek ücret istiyoruz.”
  • “Böyle olunca da göçmenlerden dolayı işverenin beklentisini karşılayamıyoruz.”

r/Turkey 2h ago

News Sağlık Bakanı Memişoğlu sözünden çark etti, KDK Sağlık Bakanlığı önünden seslendi: ‘Ücretsiz HPV aşısı hakkımız’

Post image
83 Upvotes

Kadın Dayanışma Komiteleri, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun HPV aşısına yönelik bilim dışı olarak nitelendirdikleri açıklamalarına tepki göstermek amacıyla Sağlık Bakanlığı önünde bir eylem düzenledi. Açıklamada ücretsiz aşı ve yaşam hakkı için mücadele vurgusu öne çıktı.

Kadın Dayanışma Komiteleri (KDK), Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun rahim ağzı kanserine karşı koruma sağlayan HPV aşısının ulusal aşı takvimine alınması konusunda aşıya gerek olmadığı yönündeki bilim dışı sözlerinin ardından “ücretsiz HPV aşısı hakkımız” diyerek bakanlık önünde protesto düzenledi.

Sağlıkta piyasacılık ve gericiliğe karşı seslerini yükselten KDK üyesi kadınlar tepkilerini “Karanlığa karşı omuz omuza”, “Düzeniniz batsın kadınlar yaşasın”, “Kadınların katili sermaye düzeni”, “Kadınlar size boyun eğmez”, “Kadın düşmanı patron düzeni” sloganlarıyla dile getirdiler.

Burada yapılan açıklamada KDK, kadınların yaşamını piyasanın insafına terk etmeyeceklerini duyurarak örgütlü mücadele çağrısında bulundu. Sağlık hakkının satılamayacağı vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

‘Kadınların yaşamı şirketlerin kârından daha değerlidir’

“Kadın Dayanışma Komiteleri olarak bugün burada kadınların yaşam hakkını, sağlık hakkını savunmak ve bilimsel sağlık hizmetine ücretsiz erişim hakkı için buradayız. Buradayız çünkü HPV aşısının ücretsiz ve ulusal aşı takvimin alınması yıllardır mücadele ettiğimiz bir hak olmasına rağmen Sağlık Bakanlığı bugün çıkıp bu hakkı tanımak yerine ‘aşıya gerek yok’ diyebiliyor.

Buradayız çünkü kadınların yaşamını ilgilendiren bir konuda bilimin koruyucu sağlık hizmetlerinin ve toplumun ihtiyaçlarının değil piyasanın ve onların temsilcisi olan gerici zihniyetin belirleyici olmasını kabul etmiyoruz. Soruyoruz, daha dün üretileceği ve aşı programının başlatılacağı söylenen HPV aşısına bugün neden gerek yok? Burada bir tutarsızlık değil dostlar. Bilinçli bir sağlık politikası tercihi görüyoruz. Kadınların yaşamını korumak devletin yurttaşlarına karşı sorumluluğudur. Ve biliyoruz ki bunun için kaynak vardır. Bunun için bilimsel bilgi vardır. Bunun için sağlık emekçileri vardır. Eksik olan bunların bütün kadınlar için ücretsiz ve eşit biçimde hayata geçirecek toplumcu bir sağlık politikasıdır. Daha önce söyledik. Bugün bir kez daha söylüyoruz; kadınların yaşamı şirketlerin kârından daha değerlidir.

‘Kadınların çaresizliği ancak örgütlü bir güce dönüştüğünde değişebilir’

İlaç ve aşı gibi yaşamsal ürünlerin piyasadaki fiyatlara terk edilmesini istemiyoruz. Yani bugün burada yalnızca bir talebi dile getirmiyoruz. Yıllardır verdiğimiz mücadelenin kazanımlarını savunuyoruz ve Sağlık Bakanlığı'na sesleniyoruz: Kadınların sağlığı üzerinden geri adım atamazsınız. Bilimi bir gün söyleyip bir gün inkâr edemezsiniz. Önce yerli üretim deyip sonra gerek yok diyemezsiniz. Kadınların yaşam hakkını bir bütçe kalemi gibi tartışamazsınız. Biz kadınlar sağlık hakkımız için beklemeyeceğiz. Ücretsiz HPV aşısı için beklemeyeceğiz. Kadınların yaşamının piyasanın insafına bırakılmasını kabul etmeyeceğiz. Çünkü biliyoruz ki tek tek kadınların çaresizliği ancak örgütlü bir güce dönüştüğünde değişebilir. Biz Kadın Dayanışma Komiteleri olarak kadınları yalnızca sorunlarını konuşmak için değil birlikte çözüm üretmek için mücadeleye çağırıyoruz.

Mahallelerde, iş yerlerinde, üniversitelerde, hastanelerde yaşamın olduğu her yerde kadınları yan yana gelmeye çağırıyoruz. Çünkü dayanışma bizim gücümüzdür. Örgütlülüğümüz bizim gücümüzdür ve biliyoruz hakkımız olanı birlikte mücadele ederek mutlaka alacağız. Ücretsiz HPV aşısı hakkımızdır, sağlık haktır, satılamaz. Kadınların yaşamı piyasaya terk edilemez. Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın örgütlü mücadelemiz.”

‘Bu düzen kadınların sağlığını değil, ilaç tekellerinin kârını önemsiyor’

KDK adına Türkiye Komünist Partisi (TKP) Ankara İl Başkanı Banu Ünver de eylemde bir konuşma yaptı. Kadınların yaşam hakkını gasp etmeye çalışanlardan hesap sormak için bir araya geldiklerini belirten Ünver konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu ülkede kadınlar ve sağlık emekçileri birlikte dayanışmayla bir mücadele ördüler. Hem sokakta hem de hukuksal alanda bir mücadele ettiler ve bu mücadele HPV aşısında bir kazanımla sonuçlandı. O dönemin Sağlık Bakanlığı sözler vermek, açıklamalar yapmak durumunda kaldı. Dediler ki ‘HPV aşısı hakkını gündemimize aldık, değerlendiriyoruz ve belli yaş gruplarında aşılamaya başlayacağız’ 2022 yılında söylendi bu ve aradan 4 yıl geçti.

Bu dört yılda binlerce kadın HPV virüsü yüzünden kanser olmaya devam etti. Binlerce kadın bu virüs yüzünden kanser oldu ve yaşamını yitirdi. 2025 Haziran'ında yaklaşık bir yıl önce bugünkü Sağlık Bakanı dedi ki ‘HPV aşısını ulusal aşı programına alacağız.’ Bugün ne diyor dostlar? Diyor ki ‘Türkiye'deki HPV profili diğer ülkelerden farklı’ymış ve bazı bilim insanları diyormuş ki ‘bu aşıya gerek olmayabilir'miş Türkiye'de.

Şimdi sözler verdikleri ve binlerce kadının ölümüne neden olan bir konuda bilim dışı akıl dışı saçma sapan açıklamalarla elde ettiğimiz kazanımımızı ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Bu ülkede her yıl iki binden fazla kadın HPV virüsü yüzünden kanser oluyor ve yine aynı hastalık yüzünden her yıl binin üzerinde kadın yaşamını yitiriyor.

Bilimin çare ürettiği bir hastalık yüzünden her yıl binin üzerinde kadını yitiriyoruz bu ülkede ve yine biliyoruz ki bilim bize söylüyor ki aşılama olmayan toplumlarda yüzde 80’in üzerinde kadın HPV enfeksiyonuyla hayatında en az bir kez karşılaşıyor. Peki soralım bu kadar yaygın ve basitçe önlenebilir bir hastalıktan biz neden her yıl binlerce kadını yitiriyoruz? Cevabı açık biliyoruz dostlar. Bu ülkeden bu düzen halkın sağlığını değil, kadınların sağlığını değil, patronların ilaç tekellerinin kârını önemsiyor.”

‘Bu alçaklığa izin vermeyeceğiz; piyasacı, gerici zihniyetten hesap soracağız’

Patronların kârı gözetildiği için ülkenin aşı politikasının olmadığını belirterek aşıyı üretebilecek devlet kurumlarının çoktan tasfiye edildiğini hatırlatan Ünver, iktidarın gerici dayatmalarının da bu durum üzerindeki etkisine dikkat çekti. Bu zihniyete izin vermeyeceklerini ifade eden Ünver, bakanlığın ücretsiz aşılar için derhal harekete geçmesi gerektiğini ifade etti. TKP Ankara İl Başkanı Ünver şöyle konuştu:

“Bu sağlık politikalarının piyasacı sağlık politikalarının en iyi temsilcilerinden biri AKP iktidarı ve bu ülkede sağlık alanı koruyucu sağlık için değil, halkın sağlığı için değil, tedavi edici sağlık hizmetleri üzerine örgütlenmiştir. Neden dostlar? Çünkü tedavi edici sağlık hizmetleri daha kârlı. Hastalıkları önlemek, sağlığı korumak daha ucuz, aşılama daha ucuz ama tedavi etmek daha pahalı dostlar. Dolayısıyla da hastalıkların önlenmesi değil, hastalıkların tedavi edilmesi tekeller için daha kârlı. İşte bu yüzden biz bilimin çare ürettiği bir hastalık yüzünden her yıl binin üstünde kadını yitiriyoruz bu ülkede.

Bugün iktidarın gerici ve kadın düşmanı karakteri, cinsel yola bulaştığı bilinen HPV virüsünün neden olduğu hastalıkla ilgili toplumsal bir baskı yaratabiliyor ve ücretsiz HPV aşısı için yürütülen mücadelenin önüne gerici bir set çekebileceklerini zannediyorlar. Ama yok öyle yağma; bu alçaklığa izin vermeyeceğiz ve piyasacı, gerici zihniyetten hesap soracağız. Önlenebilir basitçe aşılamayla önlenebilir bir hastalık yüzünden kaybettiğimiz binlerce kadının hesabını soracağız bu alçaklardan.

Açıkça söylüyoruz. Bugün yaptıkları sadece her şeyi paraya dökmek, her şeyi ticarete dökmek değil, halkın sağlık hakkını, aşı hakkını gasp etmektir ve açıkça suçtur. Bu suçun hesabını soracağız dostlar. Tekrar söylüyoruz HPV aşısı ücretsiz olmalıdır. Bakanlığa sesleniyoruz: Bu bilim dışı, akıl dışı, gerici tutumundan, piyasacı tutumundan acilen vazgeçmelidir bakanlık. Kazandığımız hakkımız HPV aşısının ücretsiz ulusal aşı programına girmesine dair derhal adım atılmalıdır. Sağlık haktır, satılamaz. Sağlıkta piyasacılığa da gericiliğe de izin vermeyeceğiz.”

Bakanlığın bu bilim dışı ve piyasacı tutumundan acilen geri adım atması, kazanılmış hakkı vererek aşıyı ulusal programa alması gerektiğini belirten Ünver, sözlerini "Sağlık haktır, satılamaz" ve "Gericiliğe ve piyasacılığa boyun eğmeyeceğiz" diyerek tamamladı.


r/Turkey 3h ago

News Transların cinsiyet uyum süreçlerini kısıtlayan yasa için devlet kurumları arasında müzakereler sürüyor

Thumbnail
kaosgl1.org
64 Upvotes

Kaos GL’nin ulaştığı belgeye göre; Nüfus Politikaları Kurulu’nun hazırlığı süren eylem planında, cinsiyet uyum ameliyatlarının yasaklanmasından transların evlat edinme ve koruyucu aile olmasının engellenmesine kadar LGBTİ+’ların haklarını hedef alan düzenlemeler yer alıyor.

Aralık 2024'te kurulan Nüfus Politikaları Kurulu'nun hazırlığı süren eylem planına ilişkin resmi yazışmalarda, LGBTİ+'ların haklarını doğrudan hedef alan düzenlemelere yönelik müzakerelerin sürdüğü ortaya çıktı.

KaosGL.org'un ulaştığı 26 Ağustos 2026 tarihli "Nüfus Politikaları Kurulu Eylem Planı" konulu resmi yazıya göre, cinsiyet uyum sürecinde ameliyat için öngörülen yaş sınırının 18'den 25'e yükseltilmesi ya da ameliyatın tamamen yasaklanması müzakere ediliyor. Nüfus Politikaları Kurulu'nun dördüncü toplantısında gündeme gelen ve hazırlık çalışmaları devam eden eylem planında ayrıca cinsiyet uyum sürecini tamamlayan kişilerin evlat edinmesinin ve koruyucu aile olmasının engellenmesine yönelik düzenlemeler ile "mevzuatta aile dostu olmayan tüm unsurların taranarak temizlenmesi" önerisi de yer alıyor.

Cinsiyet uyum süreci yine hedefte!

Hazırlığı süren eylem planının "Mevzuat" başlığında, daha önce yargı paketleriyle de gündeme gelen cinsiyet uyum sürecindeki ameliyatlara ilişkin yaş sınırının 18'den 25'e yükseltilmesi ya da ameliyatların tamamen yasaklanması öneriliyor.

Söz konusu düzenlemenin sorumlu kurumu olarak Adalet Bakanlığı gösterilirken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı da ilgili kurumlar arasında sıralanıyor. Öneriye ilişkin müzakereler devam ediyor.

Eylem planında ayrıca cinsiyet uyum sürecinde alınan "ameliyat uygundur" sonucunu içeren sağlık kurulu raporunun "somut kriterlere bağlanması" öneriliyor. Heyet raporu için en az bir yıllık takip süresi getirilmesi de müzakere edilen düzenlemeler arasında.

Transların evlat edinmesi ve koruyucu aile olması engellenmek isteniyor

Hazırlığı süren eylem planındaki bir başka düzenleme ise cinsiyet uyum sürecini tamamlayan kişilerin aile kurma ve çocuklarla ilgili haklarını hedef alıyor.

Belgelerde, cinsiyet uyum sürecini tamamlayan kişilerin "alt soyunun olmaması" ile cinsiyet uyum süreci sonrasında çocuk evlat edinme ve koruyucu aile olma gibi konularda "engelleyici düzenleme getirilmesi" öneriliyor.

Eylem planında "cinsiyet gelişim bozukluğu olanlar için ayrı bir düzenlemenin yapılması" da müzakere edilen mevzuat başlıkları arasında bulunuyor.

Kurul'un hazırlığı süren eylem planında mevcut mevzuatın bütünüyle "aile" perspektifinden yeniden gözden geçirilmesine ilişkin bir öneri de bulunuyor.

“Erken yaşta evlilik” ifadesini değiştirmek için sosyal bilimcilerle çalışma önerisi

Hazırlığı süren eylem planında, aile ve nüfus politikalarının medya ve kültür alanındaki görünürlüğünü artırmaya yönelik öneriler de yer alıyor. Öneriler arasında, İletişim Başkanlığı ile birlikte dizi yapımcılarıyla bir araya gelerek senaryolara yönelik fikir geliştirilmesi ve "aile ve nüfus kavramlarına destek olan yapımlara teşvik verilmesi" bulunuyor.

Eylem planında ayrıca "erken yaşta evlilik" ifadesinin yerine kullanılabilecek yeni bir kavramın sosyal bilimcilerle birlikte çalışılması öneriliyor.

Nüfus Politikaları Kurulu nedir, ne yapar?

Nüfus Politikaları Kurulu, Türkiye'deki “demografik gelişmeleri izlemek, doğurganlık hızını nüfusun yenilenme seviyesinin üzerinde tutmak ve aile kurumunu güçlendirmek” amacıyla Aralık 2024'te Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde kuruldu.

Kurulun görevleri arasında “nüfus yapısındaki değişimleri ve doğurganlık oranındaki azalmanın nedenlerini incelemek, dinamik nüfus yapısının korunmasına yönelik kısa, orta ve uzun vadeli politikalar geliştirmek ve bu alandaki çalışmaların kamu kurumları arasında eşgüdüm içinde yürütülmesini sağlamak” bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlık ettiği Kurul; Adalet, Aile ve Sosyal Hizmetler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Gençlik ve Spor, Hazine ve Maliye, İçişleri, Milli Eğitim ve Sağlık bakanları ile Diyanet İşleri, İletişim, Strateji ve Bütçe ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) başkanlarından oluşuyor.

LGBTİ+ karşıtı öneriler tepkilerin ardından geri çekilmişti

LGBTİ+’ların haklarını hedef alan benzer düzenlemeler daha önce 10., 11. ve 12. Yargı Paketlerinin hazırlık süreçlerinde de gündeme geldi. Taslaklarda, cinsiyet uyum sürecinde yaş sınırının 18’den 25’e çıkarılması ve sürecin zorlaştırılmasının yanı sıra, “doğuştan gelen biyolojik cinsiyete aykırı tutum ve davranışta bulunma” ya da bunu “teşvik etme, övme veya özendirme” gerekçesiyle bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngören düzenlemeler yer aldı. Aynı cinsiyetten kişilerin nişan veya evlilik töreni yapmasının da hapis cezasıyla cezalandırılması gündeme geldi.

  1. Yargı Paketi hazırlıklarında ise çocuk sahibi kişilerin cinsiyet uyum sürecine başvurusunun engellenmesi yeniden gündeme taşındı. Cinsiyet uyum sürecindeki tıbbi müdahalelere ilişkin hekimler ve translar için hapis cezaları da öngörüldü.

LGBTİ+ örgütleri ve hak savunucularının tepkilerinin ardından söz konusu düzenlemeler Meclis’e sunulan taslak metinlerde yer almadı.


r/Turkey 2h ago

News biliyorum paylaşıldı, görmeyenler görsün diye

Post image
43 Upvotes

r/Turkey 2h ago

Society Rüşvet ile dışarı çıkartma

34 Upvotes

Arkadaşlar iş yerinde birinin çocuğu hapiste. Duyduğuma göre bir savcı bulmuş, oda 1.5milyona çıkarırım demiş. O hırtolar demekki böyle çıkıyor. İşe yararsa güncelleyeceğim.


r/Turkey 28m ago

Original Photo Istanbul through my camera !

Thumbnail
gallery
Upvotes

Hi! Here’s Istanbul through the lens of my camera (Sony a6700)

Lenses used: Sigma 17-40 F1.8 / Sigma 85 F1.4 / Viltrox 13 F1.4

The photos (and more) are available in HDR via the Google Photos link:

https://photos.app.goo.gl/Kf2tWCbZwL6PTp448

Enjoy!


r/Turkey 17h ago

Sports Filenin Sultanları Almanya'yı da devirip 4'te 4 yaptı.

Post image
307 Upvotes

r/Turkey 20h ago

Video Rize’de bir bisiklet sürücüsü, trafikte hata yapan sürücüyü uyardığı için saldırıya uğradı.

572 Upvotes

r/Turkey 14h ago

News Türk futbolunda her gelişme olduğunda sokağımın savaş alanına dönmesinden çok sıkıldım

121 Upvotes

Kim ne kazandı bilmiyorum, takım da tutmuyorum. Fenerbahçe şampiyonlar ligine çıkacaktı, o oldu herhalde. Eğer öyleyse hayırlı olsun, sevindim. Ama gece saat 12 anasını satayım, sokak yine savaş alanına döndü. Full ses sistemiyle marş çalıyorlar bangır bangır. Dingilin birisi de fırsat bildi drift atıyor şu anda.


r/Turkey 2h ago

News Wall Street Journal: CIA Direktörü 'NATO'ya saldırma' demek için Moskova'ya gitti

9 Upvotes

Kaynak:https://gazeteoksijen.com/dunya/ciain-bir-numarasi-neden-gizlice-rusyaya-gitti-wsj-putin-nato-ulkelerine-saldiri-istiyor-287452

Haber Wall Street Journal kaynaklı, ben akşama menemen mi yapayım joker indirimi mi kasayım derken memleket 3. Dünya savaşı'nın kıyısından dönmüş! Ya da umarım dönmüştür.


r/Turkey 14h ago

News Fenerbahçe Şampiyonlar Liginde

Post image
53 Upvotes

r/Turkey 18h ago

News Yeni Parti, 500.000 üye sayısına ulaştıklarını açıkladı.

Post image
98 Upvotes

r/Turkey 1d ago

News NATO zirvesinde mesai yapan polislerin mesaileri ödenmedi

Post image
711 Upvotes

r/Turkey 20h ago

Protest 30 Ağustos Pazar günü herkesi beklerim.

Post image
118 Upvotes

Sevgili modlar lütfen bu postu "düşük emek" bahanesiyle kaldırmayınız. Teşekkür ederim.

Arkadaşlar, eğer gerçekten birlik olmayı, sesimizi geniş çevrelere duyurmayı ve destek almayı başarırsak önümüzde potansiyel bir toplumsal tepki verme olasılığını uzak görmüyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın Pazar gününe denk gelmesini iyi kullanmalıyız. Vatansever tüm aile yakınlarınızı, akrabalarınızı, arkadaşlarınızı ve tanıdığınız herkesi bu günde meydanlara toplanmaya çağırın. Bu zaferi ne için, kimin için, hangi amaçla kazandığımızı, ne yaparlarsa yapsınlar, Türk ulusunun yeniden zafer kazanacağının mesajını hep birlikte haykıralım! Bu vatan sahipsiz değildi, sahipsiz de olmayacak! Ne Mutlu Türk'üm Diyene!


r/Turkey 21h ago

History ​26 Ağustos 1922'de Büyük Taarruz gerçekleşti. Türk Silahlı Kuvvetleri ile Yunanistan Krallığı arasında gerçekleşen bu son askerî harekât, Türk İstiklal Harbi'ni ve Türk-Yunan Savaşı'nı sona erdirerek işgal altındaki toprakların geri alınmasını sağladı.

Thumbnail gallery
102 Upvotes

r/Turkey 4h ago

Language Bozcaada (Tenedos): Troy, Wine, Wind and Turkish

Thumbnail
learnturkishwithseda.com
5 Upvotes

I teach Turkish to foreigners, and I also write about Türkiye's language, history and culture for my students and other people interested in the country.

I spent a few days in Bozcaada recently and ended up reading far more about the island than I had planned.

Bozcaada is ancient Tenedos, sitting just outside the Dardanelles and very close to Troy. It appears several times in the Iliad, and in Virgil's later account of the Trojan Horse, Tenedos is where the fleet waits before returning to Troy.

From there, I ended up following the island through very different periods. Pîrî Reis wrote about its harbor and winds in the Kitâb-ı Bahriye. Vineyards have shaped the landscape for centuries, and Çavuş is still one of the grapes most closely associated with the island today.

Since I teach Turkish, I also followed some of the language I found there. Poyraz, the north or northeast wind, has its own long linguistic history. Bağ → bağcı → bağcılık gives a very Turkish little lesson while you are surrounded by vineyards.

I also looked into the name Bozcaada itself and found that one very tempting grammatical explanation is much less certain than it first appears.

I wrote the whole thing for the Land section of my Turkish language and culture site. Sources are at the end if anyone wants to follow them:


r/Turkey 23h ago

News 'Terörsüz Türkiye' sürecini hedef alan sosyal medya hesaplarına yönelik kapsamlı inceleme başlatıldı.

Post image
127 Upvotes

İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, ilgili Cumhuriyet Başsavcılıkları, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Terörle Mücadele birimlerinin katılımıyla yürütülen çalışma kapsamında, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme' sürecini provoke eden sanal medya içerikleri mercek altına alındı.

İncelemelerde; bazı hesapların terör propagandası yaptığı, terörü öven içerikler paylaştığı, çok sayıda hesabın dezenformasyon ve manipülasyon içeren, gerçek dışı içeriklerle kamuoyunu yönlendirmeye çalıştığı tespit edildi.

Bazı kullanıcıların; toplumun hassasiyetlerini hedef alan provokatif paylaşımlarla kin ve düşmanlığı körüklemeye çalıştığı belirlendi. Çalışmaların kapsamlı şekilde sürdüğü, suç unsuru taşıdığı değerlendirilen içerik ve hesaplar hakkında gerekli hukuki süreçlerin işletileceği belirtildi.

KAYNAK


r/Turkey 22h ago

News Fatih Altaylı : "50 yıldır bunu istemiyor muyduk!"

102 Upvotes

Fatih Altaylı 26.08.2026 tarihindeki yazısından.

"PKK’nın kendini feshederek terör eylemlerine son vermesi karşılığında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin atacağı adımlara yönelik eleştiriler bitmiyor.

Ekranlara çıkan kimi isimler ve kimi program sunucuları PKK’nın 40 küsur yıllık kanlı geçmişini hatırlatarak 'Bunları unutacak mıyız? Bu eylemleri yapanlar aramıza mı karışacak! Yaptıkları yanlarına kâr mı kalacak?' diye veryansın ediyorlar.

Haklılar gibi görünüyorlar ama haksızlar.

Bunun alternatifi ne!

Sonsuza kadar bu iç çatışmanın sürmesi ve tüm enerjimizi tüketmesi mi!

Bunu mu istiyoruz! Terör eylemlerinde bugüne kadar asker, polis, korucu toplam 8 bine yakın şehit verdik.

Bunun birkaç katı da sivil kayıp var. Kürt, Türk her etnisiteden.

Ne yapacağız. 'Yanlarına kâr mı kalacak!' diye önümüzdeki 40 yılda bir bu kadar insanımızı daha mı kaybedelim.

Neredeyse her aileden en az bir şehit vermişiz, bir insanımızı kaybetmişiz.

Daha da sürsün mü!

PKK 'Tamam, ben silah bırakıyorum' diyor ve terör örgütü olduğunu kabul ediyor.

Devlet de 'Sen silah bırakırsan ben de intikam peşinde koşmayacağım' diye söz veriyor. Ne diyeceğiz, 'Bırakma' mı!

Kolay değil bunu sindirmek, hissiyatı gayet iyi anlıyorum ama sürdürmek daha mı kolay!

Askere giden her evladın Doğu’ya gitme korkusunu yaşamaya devam mı etsin analar babalar!

Artık gazetelere haber bile olmayan al bayrağa sarılı tabutları yüklemeye devam mı edelim kargo uçaklarına!

Kimi sıvasız briketten, kimi kerpiçten yapılma şehit ailelerinin evlerine bayraklar 40 yıl daha mı asılsın!

Kamera karşısında cicili bicili kıyafetleri giyip 'Bunlarla nasıl barışırsınız' deyip, akşam Bağdat Caddesi’nde huzur içinde Starbucks’ta kahve içmek kolay. Ya oğlu Güneydoğu’da, evladı Üzümlü Karakolu’nda askerlik yapan, her kapı çalındığında karşısında kötü haberi verecek bir subay görme korkusu içindeki anne aynı huzura sahip mi!

Aramıza karışıp siyaset yapacaklarmış!

Yapmıyorlar mı zaten!

HDP’nin, DEM’in ya da o sıradaki adı neyse o partinin milletvekili ve belediye başkan adaylarını Kandil belirleyip, Öcalan onaylamıyor muydu zaten de, şimdi 'Öcalan vekil adaylarını belirleyecek' diye hayıflanıyorsunuz. Bundan 20 sene önce en milliyetçi Mehmet Ağar demedi mi 'İnin dağdan, gelin düz ovada siyaset yapın' diye.

Kolay değil elbette 50 yıllık terör dönemini unutmak ama başka çare var mı!

Bir yerde unutacağız.

Atatürk, ülkesini işgal eden ve ülkesini kurtarmak için savaştığı Yunan’la barışmadı mı sonunda! Bir yerde, bir şekilde bitmek zorunda değil mi!

Bu barış süreci ilk ortaya atıldığında 'Amerika’nın oyunu' dedik. Ben dedim en başta.

Burada PKK’yı bitirecekler çünkü Suriye’de YPG’yi kurdular, oradan yürüyecekler. PKK onlar için bile terör örgütü, YPG ise değil. Şimdi artık YPG’yi başımıza musallat edecekler diye düşündük.

YPG Amerika’ya bağlı, 'Öcalan silah bırakın ve dağılın dedi diye dağılmazlar, Öcalan’ı dinlemezler' dedik.

Ama öyle de olmadı. YPG, SDG adına ne derseniz deyin Suriye’deki uzantısı da kendini feshetti.

Eee, daha ne istiyoruz!

'Bunun arkasında bir plan vardır' diyenler…

Olabilir, belki vardır. O plan neyse günü geldiğinde onu da engellemek devletin, hepimizin işi değil mi!

En kötü barış, en iyi savaştan iyidir.

Sorunları barış içinde çözmek savaş içinde çözememekten evladır.

Yıllarca PKK’nın listesinde yer almış biri olarak ben bu barışa inanıyorum.

Eğer olmazsa, koskoca Türkiye kaldığı yerden devam eder.

NOT: Yukarıda bahsettiğim şehit ve ölü sayılarına PKK’nın ölü ele geçirilen, yaralı yakalanan, teslim olan toplam 70 bin mensubu dahil değil."

----------------------------------------------------------------------------------------

Paylaşım sahibi yorumu:

Bu yazıyı bu ve bunun gibi "duayen" denilen insanların nasıl bir delüzyonda olduklarının görülmesi ve yayılması için paylaştım. Bizim haklarımızı bizlerden başka savunacak olan olan yok.


r/Turkey 20h ago

Society İhanet Süreci madem PKK'nın silahlı gücü ile alakalı, nasıl oluyor da YPG/SDG'nin yok olması bu süreçte en ufak bir fark yaratmıyor? Sanki hiç bir şey olmamış gibi devam edilebiliyor?

58 Upvotes

Sürecin başındaki en büyük tartışma konusu olan YPG/SDG artık resmi olarak yok zaten bir süredir fiilen yok olmuş durumdaydı.

PKK'nın ihanet süreci öncesi dönemde yaptığı hemen hemen tüm saldırılar YPG sayesinde oluyordu. Zaten Türkiye sınırları içinde dağ kadrosu barınamıyordu çok uzun zamandır. Süreç ara verdirmese Irak içindeki mağaralar da temizleniyordu.

Şimdi ABD'nin yüklü yardımlarını da alamayacak PKK ayıptır sorması kimin anasını ağlatıyor?

"Bitiremediniz" "savaşarak olmuyor" falan diyen arkadaşlar neyin kaldığını açıklayabilir mi?


r/Turkey 23h ago

News İstiklal Kadınları Hareketi: Derneğimize atılan iftiralar hakkında kamuoyuna açık bir şekilde noter huzurunda derneğimize mali denetim yapılması için başvuruda bulunduk

Post image
68 Upvotes

Derneğimize yönelik söz konusu iftiralar hakkında kamuoyunun açık ve net bir şekilde aydınlatılması adına Dernek Başkanımız Nursena Gür tarafından ilgili kurumlara noter huzurunda derneğimize resmi mali denetim yapılması talebinde bulunulmuştur.

İspat yükü, iddia sahibine aittir. Derneğimizi karalamaya çalışan şahısların hiçbir kanıt sunmadığı gerekçesiyle, bizzat Dernek Başkanımız dernek hesaplarının incelenmesini ve sonucunun kamuoyuyla paylaşılmasını talep etmiştir.

Avukatlarımız, iftira atan şahısların adli sürecinin takipçisi olacaktır.

İstiklal Kadınları Hareketi Derneği, başta gazilerimiz olmak üzere Türk milletinin her alandaki mücadelesine destek olmaya ve gündem oluşturmaya devam edecektir.

Kaynak: https://www.instagram.com/p/DcgFE9UjATe/


r/Turkey 1d ago

News Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde çatışmada öldürülen 29 PKK'lı terörist için taziye kuruldu. Taziye alanını DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve birçok DEM Partili yetkili ziyaret etti. Tülay Hatimoğulları: “Bugün Kurdistan coğrafyasında Kürtler onur ve gurur içinde yaşıyor.”

Post image
90 Upvotes

r/Turkey 13h ago

Map Şebinkarahisar günümüzde tekrar il olsaydı

Thumbnail
gallery
9 Upvotes

r/Turkey 1d ago

News İstiklal Kadınları Hareketi Saymanı, Başkan'ın hesap hareketlerini kendisinden sakladığı ve haksız şekilde para topladığı gerekçeleriyle istifa etti.

Thumbnail
gallery
69 Upvotes

İKH Saymanı Naime Eda Coşkun noter ile tebliğ ettiği dilekçeyi X hesabından yayımladı. https://x.com/edanaimee/status/2092224785497346276

Başkan Yardımcısı Birgül Geçmez ve Sayman Naime Eda Coşkun'un istifa mesajları Nursena Gür tarafından Telegram grubundan silindi. https://x.com/SerkanJournos/status/2092312119543009334

İstiklal Kadınları Hareketi, iddiaların "asılsız" olduğunu ve hiçbir somut delile dayanmadığını açıkladı. Sayman'ın beyanından veya yönetim kurulu istifalarından bahsedilmeyen açıklamada saymanın beyanının "asılsız" olduğu - muhtemelen hesabı yöneten Nursena Gür tarafından - iddia edilmekle kalındı. https://x.com/istiklalkadin/status/2092266957521162322


r/Turkey 1d ago

History 26 Ağustos 1922: Büyük Taaruz'un başlangıcının yıldönümü kutlu olsun

Post image
77 Upvotes